
Salı, Mart 30, 2010
ayaküstü
-günlük yazmayı öğreniyorum kardeşim ayşe'den.
-ben de ayşe yi öğreniyorum bazı günlüklerden hacı.
-mühim olan öğrenilecek ayşelerle ağlanılacak ayşelerin çarpım tablosu hacısaffet.
-yani bana matematikten bir 'malzeme' çıkarsa bakışlarıyla kalan denklemi çözemeyiz miyiz?
-derecesini şapkasında taşıyan herkesle hayır.
-o şapkaya bir şiir daha ekleyemem artık gibi geliyor bana.
-o zaman ekim akımlarına katılırsın.ya da dünyanın dört bir yanından gelen yalancılarıyla takılırsın. ekip-biçme,edip kaçma dünyası.
-bir de edip cansever siyasi görüşüne katılırken bizi üzen fotoğraflarda yakışıklı çıkma zorunluluğunun canına yanayım.
- dünya nimetleri pişman olurlar mı bir gün bu mart menekşelerini koklamadığına? şimdi fik. frikik olur.
-o zaman çekilelim yoldan fiktir olup.
-şiirin edilgenliği üzerine birşey demeden gitme hacı.
-bu fiillerin kurbanı olduğum gibi odamdaki filleri de güneşe tutuyorum hacı, boşversene.
-yalnız bir kovboy musun yoksa anam? kazancı bedih ler kovalasın seni.
-gülersek düşeriz diyeceğim hem ayağımda mp(marka olan) yok.
-kıyak bloglar, görünmez kuşlar ve gaybana ekmekçi bizi etkin bir yanardağ kılmasın mı.eyvah(babam!)
-hafife almayalım ihtimal kelimesini sonra bayırdan aşağı tekme tokat.
-olur ya bir inme iner.belki kuyuya düşersin.ha
-o değil de. şimdi ben bu konuşmadan kimin ne kadar anlamayacağını düşünüyorum da , kulaklarım kızarıyor.
-zaten ar damarı da alından geçiyorsa bize kakül yakışır hacı. makas de.
Pazartesi, Mart 29, 2010
üsküdarca ihe
Ben ekmek yerdim, poşet bedavaya gelirdi
Yakışıklıydın da uzaktan bir sesin vardı ekmekçiydi
Koşar adım bana gelirdin ben bayırdan aşağı
Yürürdüm, ekmekleri senden sonra süpürdüm
Araban da vardı, ben rengini sen sandım
Bebek’te deniz vardı, içimde ekmek teknesi
Kafan vardı ne güzel kafan
Uzatırdın kapıdan önünde yok bir menekşe
sen ne model sigara içiyon, ben develi
küfrümün üzerine bir de kervan eklemeli
mağaralı ibrahim seçiyor gömleğinin rengini
bilmez miyim sandalyede oturmanın keyfini be ali.
Pazar, Mart 28, 2010
ayakaltı
her gün birçok öğün aşağılık ölüm üzerine yemin ederim.
yemin ederim siyah kurdeladan ölen kimse görmedim
ve asasını çeşitleyen peygamber zamanları
hatıratıyla herkes birelif ve dalyeşil uzar.
kamunun türkçeye ölüm çevirilerini listelersek
şehbaz müdahelesi hepimizi kıracaktır
sakinlik kan akıtır, sakinleşelim.
hem yarattıkça kırılan tanrısal tehlikesi
hem kuşboyunca sahibi kahır üreten sesin
ile dövüşmeye poşetlerle başlamak
poşetlerle yüzlerimize kalkışmak üzerine devam edelim.
-
mahalle delikanlıları denize doğru üzülürler.
-
her sahipsiz ses kendi için bir etiket beğensin
ve ne olur önden buyursun